YALNIZLIK OKULU

HER ŞEY BİR GÜN BİTER BEN KÜLLERİMDEN DOĞAR HAYATA GENE ÇOMAK SOKARIM... BAZEN TEKRAR EDEN ZAMANLARIM OLUR... BAZEN UZUN SUSUŞLARIM AMA HEP BİR ZAMANLARIM VARDIR HAYALİ...

Fotoğrafım
Ad: YALNIZLIK OKULU
Konum: Turkey

Cuma, Mayıs 16, 2008

aç kapıyı...



bir şeyleri tamamladım sandıkça;
hep bir yerlerden eksik kalıyor.
tamamladım saydıklarım gerçekte ;
hayatımda açıkta kalan yerleri
kapadığım birer yama olduğunu görüyorum.
her yaptığım hata devrilen , yıkılan duvarlarıma sebep oluyor.
Yanlış çıkılmış bir yolun rehberiyim.
her şeyim derme çatma.
hayatım bir gece kondu.
olasılıklar dahilinde hazırlıyorum yarınlarıma kırılmış kalbimi.
siliyorum yazdığım hayalleri.
son bir sigara daha yakıyorum ;
belirsiz yarınlarıma dumanlı geçmişimle.
umutlarıma adamıştım ilk aşk hikayelerimi.
beceremediğim bir oyun hayat.
canlarımı kaybediyorum yanlış seçilmiş insanların kollarında.
yanılmış hayatımın bana kestiği acıların ilk taksitini ödüyorum.
yalnızlığımın ilk adımlarında.
uyanmak istiyorum kabuslarımdan.
kısmeti bağlanmış hayatıma ;
son yiğitliğimi yapıyorum.
ölümün kapısını çalarak...
-ölüm ben geldim aç kapılarını....



Etiketler:

Çarşamba, Mayıs 14, 2008

her gün...

Her gün...
Her gün...
Gençliğimi kaybediyorum.
Yarınlarımda olmayacak mutlulukların hayali.
Sistemlerimi yıkıyorum.
Basit cümlelere indirgiyorum hayatı.
Üzüntülerimi birer yolluk yapıyorum;
Kaybedilmiş gençliğimin hikâyesin de.

Her gün...
Her gün...
Sismik bir yer hareketinin darbeleriyle çöküyorum.
Kaçabilmek isteği benliğimdeki.
Şimdiki zamanımda, hayatın kitabının ucunu kıvırıyorum;
Geleceğime acı ile notlar düşerken.

Her gün...
Her gün...
Korkularım biraz daha kabarıyor.
Dönüp dolaşıp , içimde öldürdüğün çocuğun olay mahalline geliyorum…






Etiketler: ,

Cuma, Mayıs 09, 2008

oy oy oy...


hava güzel...
keyfim güzel...
kafam güzel ...
kızlar güzel(bu arada gerçekten güzel)...
izmir hepsinden güzel :)))
iyiki gelmişim yav:)))

Etiketler: , ,

Perşembe, Mayıs 08, 2008

Dostlara düşülen notlar....


"Susuşlarım var her gecen günde... Zamanını bekleyen cümlelerim yok yarınlarım için... Sadece bir keşmekeşin içinde aynı kısır döngüde yaşıyorum hayatı... Yarını ne önemi kalıyor ki buğun gibi olacaksa eğer... Ben hayallerimi kaybettim hükümsüzdür..."

"Hayatı izlediğimizi sanıyoruz canlı yayınlarda ama bilmiyoruz ki biz onu izlemeye başladığımızda o çoktan geçmiş zamanın hikâyesi olmuştu bile... O yüzden seyretmek yerine yaşamayı yazılan yerine yazmayı tercih etsek"

"Zaman her şeyin ilacıysa neden sürmüyor merhemini yaralı yüreklerimize ve bizler yoksa zamanın unutulmuş çocukları mıyız? Her şey geçerde acılar kalır avuçlarımızda bize yarınlarda göz kulak olsunlar diye..."

"Duvar saklar acıları... Bu yüzden evlerin içinde ruhlara bir tokat gibi çarpar acılar... Belki o duvarlara inat sağlam bir gözyaşı dökse insan duvarın ve yüzerin üzüntüsünü atar... Belki de acılarsa bize yaşamayı öğreten bırak acılarla kalsın duvarlar yarın aynı acıları unutma diye çarpsın her seferinde suratına..."

"Hem hangimiz tökezlemiyoruz ki gidenin arkasından elimiz ayağımız yapıyoruz onu başkası gibi değil de bizim bedenimizin bir parçasıymış gibi davranıyoruz... Ve biz onu ne kadar çok parçamız yaparsak giderken o kadar yaralıyor ve o kadar çok hasar verip sakat bırakıyor..."

Etiketler: ,

Çarşamba, Mayıs 07, 2008

gidinenin arkasından kayıp giden kadın


Gene gidişin var gözlerimin önündeki sinemada gösterimde… Son bir kez daha ağlıyorum bu gece sana… Ayrılığı kendi haneme yazıyorum… Terk edenin hep sen olduğu kısır bir döngü… Yüreğimde bitmeyeceğini düşündüğüm iğrenç bir sızı… Dayanamıyorum işte yokluğuna… Aynı son sahneyi tekrarlıyorum… Repliklerimi unutuyorum…

Hatalarımızla büyüyorduk hani… Her tartışmamız bize bir şey öğretiyordu… Ayrılıkların acısı dayanılmaz değimliydi senin için… Hani bedenime hasret kaldığın her zaman dilimi bir işkenceydi senin için… En kuytularımda olmak özeldi hani… Sana açmamış mıydım ben en mahrem kapılarımı… Sana tüm saflığımla gelmiştim… Genç kızlığımın kadınlığa döndüğü en keskin köşesiydin hayatımın… Tabularımı yıktığın… Duvarları yok saydığın bir dünya yaratmıştın benim için…

Şimdi arkana bile bakmadan gidiyorsun ya… Neden?

Evet, çığlık çığlığa hıçkıra hıçkıra ağlayarak soruyorum sana neden? Neden ulan? Neden bırakıp gittin beni… İçimde senli bir geleceğin tohumunu bırakıp nereye gittin… Çok sevmiştim seni… Kendimden geçecek kadar çok…

Ama şimdi yarınları koca bir boşlukta bir hayatın koynuna itilmiş buluyorum kendimi… Sözcüklerim kilitleniyor… Üzerime yeni sıfatlar ekleniyor…

Beni bu acılar büyütecekti ya… Sen hep öyle diyordun ya… Ben ne kendimi büyütüyorum nede benim içimde büyüyen seni…

Etiketler:

küçük adımlar...

Gecemi aydınlatan nur yüzünle,
Gülüşünle sarmala beni…
Dağlarıma bahar gelmiş…
Karanlıklarımın içinde bir ışık gibi doğuyorsun her yeni mevsimde…
Uyanmak istemediğim bir rüya beklide yaşadıklarım…
Ama kulağımda tatlı bir melodi…
Dilimde mayhoş bir tat…

Etiketler:

Pazartesi, Mayıs 05, 2008

Filistin ve Nakba...


bu dünya nakbayı unutmayacak...binlerce insana etnik temizlik yaptıklarını...hepimiz filistinliyiz...
not: ilk fırsatta bu konuyu bu olayları biraz detaylandırarak anlatacağım...

Etiketler: ,

Pazar, Mayıs 04, 2008

terk edip giden adamın kısa öyküsü...


küçük sözcüklerle konuşacağım bu gece...lafı dolandırmadan kısa ve öz sözcüklerle...gidiyorum hayatından...zaten çoktan gitmiştim de sen bize bir devam filmi yazmıştın düşlerinde...unutamam senle yaşadıklarımı...yitirmek zor gül yüzlü sevdamı...ama şimdi açmayan bir çiçek bizim sevdamız...geriye bakınca zehirlenmiş bedenlerimizi görüyorum...çocukken çok ağlardım bu halimize...ayrılığımıza... ama işte acılar büyütüyor ya insanı... galiba ben büyüdüm...ne kaldı sevdamızdan avuçlarımıza...her adımımız hep ölüme...aşkımızın ölümüne...kurtarma ekipleri sevdamızı yamamaya çalışan yamacı dostlarımız...farkında değiller yalnızlığımızın...birlikte olup ta yalnızlığı yaşıyoruz...ellerimiz kenetli ama ruhlarımız çoktan terk etti bu sevda masalını...şimdi ben gidiyorum ya suçlu olacağımı biliyorum ama aldatılmış bir aşkı yaşamak değilse suçluluk ben ömür boyu hapse gireyim terk edişliğimle...

sözcüklerim hep bir ağızdan çıkıyor şimdi...ama acının resmini yapıyorum...körüm ben senin gidişini görmemişim...seviliyorum zannedip sevilmemiş sevdalar inşa etmişim...

dilimden küfürlü sözcükler çıksın istiyorum ama sevdanın kutsal kitabından çarpılmak istemiyorum...ben sana son selamı veriyorum bu mektubumla...bu yalnızlığın ilk hecesin başlangıç noktası...koca susuşların...ağlamaların...yoklukların ilk emekleme zamanları...yalnızlığın damarlarını yokluğun kanıyla doldurma zamanları...

şimdi ellerimde koca bir yalnızlık çocuğu büyüyor senin yokluğunda...




Etiketler: , ,

Perşembe, Mayıs 01, 2008

ellerimde çiçekler yollarda sırıl sıklam...



kapkaççıya , hırsıza , katile açık taksim meydanı...
ama ellerde çiçeklerle gelen emekçiye yasak...
tacizciye , tecavüzcüye , p.z.v.n. ke açık...
alın terine yasak...
faşiste , fanatizme , milyon dolarlık lalelere açık...
sesini yükseltenlere yasak...
polis gününe , alkolizme ve a.k.p. reklamlarına açık...
ya istiklal ya ölüm tam bağımsız Türkiye diyenlere kapalı...







Bugün ellerimizde çiçeklerle gelecektik kavgaya değil sevgiye...kardeşliğe...ayrılıkları isteyen zihniyete birlik olmanın Türkiyeli olmanın güzelliklerini göstermek için gelecektik taksime...Tüm çarpıklığa , tüm yanlışlara güler yüzlü yarınlarla merhaba diyecektik...



ama olmadı...olmadı çünkü koca bıyıklı bir amca dur dedi...gene bıyıklı bir amca izin vermem dedi...sonra gene ama bu sefer pala bıyıklı Eşkıya bir amca tüm kan emiciliğiyle saldırdırdı bize...insanlığı huzuru yarınları yok sayarak...



ellerinde bombalarla geldiler...ellerinde coplarla...ve ellerinde plastik mermilerle...tekmeler tokatları yumrukları saymak bile istemiyorum...






ne kadar korkmuşlar bizlerden....ne kadar çift sıralı bariyerler koymuşlar taksim meydanıma...pala bıyıklı Eşkıya amcamın evlatları yetmemiş bide yurdumun dört bir yanından evlat getirmiş...panzer getirmiş ta Rize'den çorumda Balıkesir'den...


korkun zaten bizden...bilin ki hesap günü gelecek...bilin ki sizlerde günah tohumlarıyla ektiğiniz acılar size dönecek...ama bilin ki bu ülke size bırakılmayacak kadar güzel...
YA İSTİKLAL YA ÖLÜM TAM BAĞIMSIZ TÜRKİYE...


her şeyi geçtim bize yapılanları ama hastanenin acil servisine göz yaşartıcı bomba atacak kadar , taksimde yürüyen türistleri coplayacak kadar , yerde gaz bombalarından rahatsızlanmış oturan yoldan geçen kıza tekme atacak kadar , ve plastik mermileri bu ülkenin insanın üstüne sıkacak kadar gözü dönmüşlük nedir bunu anlıyamadım?


Etiketler: ,

Çarşamba, Nisan 30, 2008

yazın abi bana yazın koca batak...

Bu yaz biraz festival eksiğimiz var ama olanlar ve diğer ekstra konserlerle koca bir batak yazıyorum kendime yazın ama gitmeden olmazsa olmaz konserler bunlar yoksa yazın istanbul konser cenneti gibi...

20-23 Haziran 2008 - UNI-ROCK FESTIVAL (TESTAMENT - ORPHANED LAND - OPETH - Pentagram+...) - Parkorman (Istanbul)-kamp+kombine=56 ytl

4-5-6 Temmuz 2008 - MASSTIVAL 2008 (DEF LEPPARD + WHITESNAKE + Alanis morissette ...) - Parkorman (Istanbul)-daha biletler çıkmadı ama yaklaşık 70-80 ytl komp+ kombine fiyat aralığında bir beklentim var...

13 Temmuz 2008 - JUDAS PRIEST - Kurucesme Arena (Istanbul)-80 ytl

27 Temmuz 2008 - METALLICA - Ali Sami Yen Stadyumu (Istanbul)-saha içi(zaten başka yerdemi seyredilir ki)=85 ytl
56+80+80+85=301 ytl bilet fiyatları
+ 400 yeme içme yol masrafları koy üstüne buda en az yani(malum alkolsüz konser ağaçsız ormana benzer)...
Hakkımda hayırlısı bakalım ne yapcaz...

Etiketler: , , ,

eXTReMe Tracker
Creative Commons License
This work is licensed under a Creative Commons Attribution 2.5 License. Free Counter
Free Counter